Mutlu Evliliğin 10 Altın Kuralı

Evlilik adı verilen ve iki kişiyle başlayan yolculukta mutlu olmak, temelleri sağlamlaştırıp uzun bir beraberliğe doğru ilerlemek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var..

1) Karşılıklı konuşun: Eşinizden ne beklediğinizi, talepleriniz ve isteklerinizin neler olduğunu açıkça ifade edin. Bunu yaparken eleştirmeyen, suçlamayan, hakaret etmeyen, onur kırıcı sözler içermeyen veya savunucu olmayan bir tavır takının. Eşinizle olan konuşmaları, sorun olsun olmasın RUTİN HALİNE GETİRİN. Örneğin haftada bir veya iki kez karşılıklı yenen bir yemekte veya her iki tarafında keyif aldığı bir aktivite esnasında yapabilirsiniz bunu. Başta gereksiz görüyor olsanız ve ‘’Sorun yoksa neden yapacağız’’ şeklinde düşünceleriniz olsa dahi yapmaya devam edin. Hem gündelik koşuşturmacaların içerisinde birbirinize vakit ayırmış hem de uzun vadede birisi tarafından dinleniyor olmanın verdiği rahatlamayı ve anlaşılma hissini yaşamış olursunuz.

2) Değiştirmeye çalışmayın: Eşlerin birbirine yaptığı ve her iki tarafın da mutsuzluğu ile sonuçlanan hatalardan biri karşısındaki kişiyi değiştirmeye çalışmaktır. Hatta bazen ‘’Evlenince düzelir, ben onu değiştiririm’’ şeklinde düşünceler ile evlenilir. Eşlerden biri diğerini; hayalindeki kişiye, diğer bir ifadeyle OLMASINI İSTEDİĞİ EŞ MODELİNE dönüştürmeye çalışır. Örneğin, eşinden yerine getirilmesi güç olabilen istek ve beklentiler içerisine girebilir veya bu sebeple onu yok sayıp hakaret edebilir.. Nihayetinde ise her iki tarafta mutsuz olur.

3) Kendinizi onun yerine koyun: Olaylara bir de onun gözünden bakmaya çalışın. Bırakın anlatsın ne hissettiğini, neler yaşadığını. Onun yerinde olsanız siz neler yapardınız, farklı davranır mıydınız? Kendi düşünceleriniz ve kişiliğinizde”n sıyrılarak onun düşünceleri, kişilik özellikleri ve becerileri ile bakmaya çalışın olaylara ve kendinize ‘’ONUN YERİNDE OLSAYDIM NASIL DAVRANIRDIM’’ diye bir kez daha sorun. Benzer olaylar karşısında DİĞERLERİ NASIL DAVRANMIŞ araştırın ve bunu yaparken, hayal ettiğiniz şekilde sonuçlanmış örneklerin dışındakilere de göz atın. Hayatta KENDİ doğrularınız DIŞINDA, BAŞKA DOĞRULAR olabileceğini KABULLENİN.

4) Fikir ayrılıkları olabileceğini baştan kabul edin: Eşler genellikle sorun olan veya tartıştıkları bir konuda aynı fikirde olmak isterler ve bir uzlaşma sağlayana kadar tartışmayı devam ettirirler. Bu durum, her iki tarafın konuyu çözmeye çalışması, sadece bir tarafın çözmeye çalışıp diğer tarafın kaçması veya her iki tarafın da kaçması şeklinde devam edebilir. Aslına bakıldığında; farklı ailelerde yetişmiş, farklı kişilik özelliklerine sahip iki kişinin birlikteliğinde FİKİR AYRILIKLARI OLMASI NORMALDİR ve bazen konuşmayı zenginleştirip olaylara farklı açılardan da bakabilme imkanı sağlar. Tartışılan bir konuda uzlaşıya varmak çok mümkün görünmüyorsa tartışmayı uzatmamak, biraz MOLA VERMEK iyi bir yol olabilir.

5) Onunla ilgili detayları öğrenin: Nelerden hoşlandığını ve nelerden hoşlanmadığını araştırın. Bir arkadaşından yardım alabilir veya bir sohbet ortamında annesi veya bir aile büyüğünden küçüklüğüne dair bilgiler alabilirsiniz. Direk kendisine sormak da bir yol olabilir. ‘’Ben nasıl olsa biliyorum’’ diyerek sessizce bir köşede beklemeyin. Çünkü; ilişkiniz için yapabileceğiniz EN KÖTÜ ŞEY, ÇABALAMAYI BIRAKMAKTIR. Diğer taraftan; zevkler, istekler, tercihler ve beklentilerin zaman içerisinde değişebileceğini de unutmayın. Kendinize bir bakın bakalım: Son bir yılda neler değişti hayatınızda? Ek olarak, eşinizle ve eşinizle bağlantılı kişilerle iletişimi güçlendirmek hem size hem de ilişkinize iyi gelecektir.

6) Eşinizle ilgili düşündüğünüz olumlu şeyleri söyleyin: Bazı çiftler, genellikle ‘bir sorun olduğunda’ konuşmayı tercih ederler. Ağızlarından çıkan sözler de, genellikle birbirleriyle ilgili olumsuz yanları dile getiren ifadeler olur. BUNUN YERİNE, eşinizle ilgili OLUMLU TARAFLARI DİLE GETİRİN. Hani o yüzünüzde gülümseme olduğu veya gözlerinin içine bakarak huzurlu hissettiğiniz zamanlar var ya! O anda aklınızdan geçenleri içinizde saklamayın. Korkmayın eşiniz şımarmaz! Çocuklar için de bazen benzer şekilde düşünülür: ‘’Sevgimi gösterirsem şımarır’’ şeklinde. TAM TERSİNE, sevildiğini ve değerli olduğunu hisseden bir insan mutlu olur, güvende hisseder ve çevresine de aynı duyguları yansıtır.

7) Anlayış gösterin, sabırlı olun: Sizin için önemli olan şeyler eşiniz için önemli olmayabilir. Bu tip konuları belirleyin. Neler yapabileceğinizi konuşun. Örneğin, birlikte geçirilen veya geçirilmeyen zamanlar konusunda bir planlama yapın. Çocuklar, taşınma, maddi konular, cinsel problemler vb. karar verilmesi gereken konularda acele etmeyin, karşılıklı istek ve beklentilerinize kulak verin ve sabırlı olun. Birbirini değil, SORUNU KARŞIYA ALMAK daha doğru kararlar alınması ve ilişkinin daha az yara alması açısından oldukça önemlidir.

8) Ortak aktiviteler yaratın: Sadece sizin keyif aldığınız aktiviteleri yapmak yerine, eşinizin de keyif aldıklarını yapmak, bunun için ortamlar yaratmak ve en önemlisi çaba sarf ediyor olmak ilişkinizin güçlenmesi açısından faydalı olacaktır. Belki de, başta hiç yapmak istemediğiniz bir şey sizin için çok keyifli olacak veya sadece biri için bir şey yapmaktan dolayı mutlu olacaksınız.

9) İlişkinin geleceği konusunda plan yapın: İlişkiniz ile ilgili DÜNÜ, BUGÜNÜ ve YARINI tartışın. ‘Ne kadar yol kat ettiniz’, ‘Hangi safhalardan geçtiniz’, ‘İleride sizi neler bekliyor olabilir’ ve ‘Bunlar olduğunda çözüm yolları neler olabilir’ vb. konuları konuşun ve alternatifler üretin. Çünkü bazı konularda önceden hazırlıklı olmak; sizin sorunlar karşısında daha rahat ve sakin bir tutum sergilemenize, daha uygun çözüm yolları üretebilmenize ve nihayetinde
daha huzurlu ve mutlu olmanıza yardımcı olacaktır. Aksi taktirde, zaman kaybedebilir,
uygunsuz ve abartılı tepkiler vererek kendinizi ve ilişkinizi tehlikeye atabilirsiniz. İLİŞKİYLE İLGİLİ BİR YOL HARİTASI, EVLİLİK ADI VERİLEN ve İKİ KİŞİYLE BAŞLAYAN YOLCULUKTA KONFORLU BİR ŞEKİLDE YOL ALMANIZI SAĞLAYACAKTIR.

10) İyi bir iletişim kurun: Etkili iletişim becerilerini öğrenin ve uygulamaya çalışın. Çünkü bazen iletişim zannettiğimiz şey, işleri daha da zora sokmaktan başka bir işe yaramayabilir.. Bu noktada; uzman bir kişiden yardım almak eşlerin birbirlerini daha iyi anlamaları, sorunların çözümü veya yalnızca konuşabilmek açılarından faydalı olabilir. UNUTMAYIN, nasıl tıbbi bir sorun yardım almayı gerektiriyorsa, psikolojik problemler de yardım almayı gerektirir ve bu şekilde daha hızlı ve etkili sonuçlar alınır.

Uzm. Psikiyatr Dr. Sevim Hacıarifoğlu Tolunay

0 cevaplar

Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir