Şizofreni: Zihin Bölünmesi mi?

Şizofreni, halk arasında “kişilik bölünmesi, çift kişiliklilik” gibi isimlerle de anılır. Genel bir tanımla şizofreni bireyin duygu, düşünce, algılama ve davranışlarında önemli değişikliklere yol açan ve kişiler arası ilişkilerden uzaklaşarak kendi dünyasına çekildiği ruhsal bir hastalıktır. 

Halüsinasyonlar, tuhaf inanışlar, kendi kendine konuşmalar, içe kapanma, kendine bakımda azalma hastalığın başlıca özellikleridir.

Risk etmenleri:

  • Genetik: Toplumun %1’inde görülür. Anne ve baba şizofreni ise bu oran %35-40’a çıkmaktadır.
  • Yaş: Genellikle yirmili yaşlarda başlar; fakat daha erken yaşlarda veya 45 yaş üzerinde başladığı da görülür.
  • Cinsiyet: Kadın ve erkekte eşit oranda görülür.
  • Medeni durum: Bekar olma evli olmaya göre daha riskli kabul edilir.
  • Gebelik ve doğum komplikasyonları
  • Enfeksiyonlar
  • Toplumsal sınıf
  • Göçmenlik
  • Stres verici yaşam olayları

Klinik belirtiler:

Bir aylık bir dönem boyunca, aşağıdaki belirtilerin iki veya daha fazlasının bulunması ve toplumsal/mesleki işlevselliği olumsuz şekilde etkilemesi gerekmektedir.

  • Sanrılar (Takip edildiği, kötülük göreceği, zehirleneceği vb. düşünceler..)
  • Halüsinasyonlar (sesler duyma, görüntüler görme..)
  • Dağınık ve anlamsız konuşma,
  • Ağır derecede düzensizlik gösteren davranışlar (eğitim, kişisel hijyen eksikliği, hareket zorluğu, tuhaf davranış..)
  • Enerji ve istek azalması, zevk alamama, toplumsal çekilme
  • Konuşma ve düşüncenin fakirleşmesi

Gidiş:

Belirtiler genellikle, ataklar şeklinde başlar, alevlenmeler ve kısmi düzelmeler şeklinde devam eder. İlk atak, akut olabileceği gibi sinsi bir şekilde de başlayabilir.

Başka Bir Sağlık Durumu veya Madde/İlaca Bağlı da Ortaya Çıkabilir..

Altta yatan bir hastalığa veya kanda bazı maddelerin düzeyindeki değişimlere bağlı da şizofreni benzeri belirtiler görülebilir. Bu nedenle, hasta ve yakınlarından detaylı bir öykü alınmalı, tüm psikiyatrik ve tıbbi incelemeler yapılmalı ve en uygun tedavi başlatılmalıdır. Ek olarak, bu hastalar özkıyım (intihar) ve şiddet davranışları açısından riskli bir gruptur. Bu nedenle, hem hastanın hem de yakın çevresinin bilgilendirilmesi gerekli önlemlerin alınması ve tedavinin etkinliği açısından büyük yarar sağlayacaktır.

Tedavi:

Şizofreni tedavisi başlıca, ilaçlardan oluşmaktadır. Gerekli görüldüğü taktirde hastanın bir merkeze yatırılarak takip edilmesi de gerekebilir. Fakat; hastanın ilaçlarını düzenli kullanması veya kontrollerine düzenli gelmesi gibi konular hasta ile kurulan iyi bir ‘’terapötik ilişki’’ ile mümkün olabilir. Bu da, şizofreni hastalarında ‘’PSİKOTERAPİ’’ nin göz ardı edilmemesi gerektiğini gözler önüne sermektedir.  Özellikle, ‘’Bilişsel Davranışçı Terapi’’ uygulamaları son dönemde bu alanda sıkça kullanılmaktadır.

Uzm. Dr. Sevim H. Tolunay

 

0 cevaplar

Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir